Lucius Cornelius Sulla
Lucius Cornelius Sulla
Yüksek aristokrat bir aileye mensup olan L. Cornelius Sulla, patrici sınıfına
mensuptur, onun soyundan bazıları consüllük de yapmıştır. M.Ö. 107 yılında quaestor
olmuş ve ilk consulluğunu yapan Marius’la birlikte Lugurtha’ya karşı savaşmıştır1
.
Buradaki icraatlarından dolayı Marius’la araları açılmış hatta Marius’un kendisine
kızdığını bu yüzden askeri girişimler için kendisine olanak vermediğini anlayarak
Marius’la birlikte consulluk eden Catulus’a bağlantını söyler Plutarkhos2
. Catulus,
Sulla’ya önemli görevler vererek güç ve ün kazanmasını sağladı. Sulla’nın bu görevler
ve daha önceleri yaşadıkları olaylar dolayısıyla Marius ile arası açılmış. Sulla bu
görevlerle kazandığı ünle kendinde devlet işlerine çalıma hakkı görmüş ve
praetor’lüğe aday gösterilmiştir. Başlangıçta preator olamamışsa da M.Ö. 93 yılında
preator olmuş3
. Onun Preator oluşuyla alakalı Plutarkhos biyografik eserinde
“Plutarkhos Sulla’nın askeri başarılarından kazandığı ünüyle ona devlet işlerinde
çalışma hakkının verileceğini düşünerek kendini halkla ilgilenmeye verdiğini ve
praetorluğa aday gösterilse de böyle bir şeyin o sene gerçekleşmediğini söyler. Ama
bu olaydan bir yıl sonraysa halkın bir kısmının gönlünü kazanarak ve bir kısmını da
parayla alarak praetor olabildiğini söyler.” diyerek nasıl bu makama geldiğini söyler.4
Müttefiklere ait birçok şehir haklar elde edebilmek için zor kullanma yoluna geçmiş
ve Drusus’un öldürülüşüyle müttefikler harbi başlamıştır. M.Ö. 90 senesinde kabul
edilen Lex Lulia ile bütün müttefiklere Roma vatandaşlık hakkı tanınmıştır5
. Sulla bu
müttefikler harbinde başarılı olmuş hatta Marius’u bile geride bırakmıştır.6 Müttefikler
karşı yapılan bu seferde Sulla askerlerini ikramiyeye boğmuş, yağmacılığı da
görmezden gelerekten de askerleri kendine bağlamaya çalışmış ve bu sayede büyük bir sevgi kazanmış.7 Sulla bu başarısından sonra Optimatlar partisinden 88 senesinde
Consulluğa seçilmiştir8
. Bu vazifeden sonraysa kur’a ile tespit edilen Asia eyaleti
valiliğine gitmesi ve bu esnada Pontus kralı Mithritades’e karşı yapılacak harbi idare
etmesi kararlaştırılmıştır. MÖ 92 yılında Kilikia ilk defa olarak eyalet haline getirilmiş
ve ilk valisi de daha sonra diktatör olarak yaptığı reformlarla anılan Sulla olmuştur.
Aslında Kilikia, Sula zamanında bir eyalet değil onun provincia'sı, yani görev-eylem
alanıydı.9 Sulla orada senato tarafından kendisine verilen Pontos kralı Mithridates
tarafından koyulan Kappadokia kralı Ariobarzanes'in tahtına yeniden geçmesini
sağlama göreviydi. Sulla bu görevi başarıyla yapmıştı. Sulla, Pontus ordularını
İ.Ö.
86-85 yıllarında yendi, Yunanistan’ı temizledi. Bu esnada halk Tribun’u bulunan P.
Sulpicius Rufus, yeni vatandaşların menfatlarının müdafaasını yapmaktaydı. Sulpicius
Rufus, Marius’un vetaranlarına, atlı sınıfına ve genel olarak Senatus düşmanlarına
dayanarak, meclise yeni bir kanun teklifi getirmişti. Kabul edilen bu kanuna göre, yeni
vatandaşlar 35 Tribus’un hepsine yerleştirilecek, Mithridates harbinde de
Başkumandanlık, Sulla yerine Marius’a verilecekti. Ama bu kanuna uygun değildi.
Onun için hala Nola’yı muhasara etmekte olan Sulla ordusu Roma üzerine yürümeye
başlamıştır. Bu iç harbin başlangıcı olmuştur. Sulla başarılı bir şekilde şehri
zaptetmiştir. Sulla iş başına kendi partisinden olanları geçirmiş, Marius ve Sulpicus’u
vatan haini ilan etmiştir. Marius Afrika’ya kaçmıştır. Sulla daha sonra doğuya
gitmiştir.
İ.Ö. 86 yılında Octavius ve Cornelius Cinna consul olmuşlardı. Cinna'nın eline erk
geçer geçmez düzeni değiştirmeye başladı, Sulla’yı dava etmeyi tasarladı ve halk
tribunu Verginius'u bu davayı açmak için görevlendirdi. O mahkemesiyle
uğraşadursun, Sulla Mithridates ile savaşmak için yola çıkmıştı. Cinna’nın çıkardığı
yeni kanuna uyarak yeni vatandaşlar 35 Tribus’un hepsine yerleştirmeye başlamış ve
Marius taraftarları geri çağırmıştır. Fakat Senatus partisi mensubu ve hala kuvvetli
olan diğer konsül Octavius, Cinna’yı Roma’dan çıkarmayı ve bir Senatus kararı ile,
elinden memuriyetini almayı başarmıştır. Bu sırada Marius Afrika’dan geriye dönerek Etruria’da taraflarını etrafına toplamaya çağırmış, diğer orduların başına kendi tarftarı
kumandanalar vererek ve sayılarını yeni vatandaşlarla çoğaltarak Roma üzerine
yürümek üzere yola çıkmışlardı. Optimat’ların hazırlığı tam olmadığı için, şehir
hemen teslim olmuştur. Böylece Cinna duruma yeniden hakim olunca, Sulla’nın
koymuş olduğu bütün kanunlar kaldırılmış, bir çokları ve bu arada diğer Consul
Octavius öldürülmüş Sulla vatan haini ilan edilmiştir. Cinna ve Marius 86 yılı
Consul’ü olmuştur. Bu sene içerisinde Marius ölmüştür. Marius’un ölümüyle
consüllüğe onun yeribe L. Flaccus Valerius seçilmiş. Valerius, Sulla’dan baş
komutanlığı almak üzere Yunanistan’a yola çıkmıştır. Cinna’da Sulla’nın dönüşüyle
başlayacak olan iç harp hazırlıklarına başlamış.10 Bu sırada Cinna idaresinden
memnun olmayanlarda vardı ve onlar Doğu’ya Sulla’nın yanına kaçmıştı. M.Ö. 84
senesinde Cinna Adriyatik üzerinden geçerek Sulla’yı Illyria’da karşılamak üzere
hazırlanırken Ancona’da kendi askerleri tarafından öldürülmüştür.11 Sulla bu sırada
kendisiyle görüşme talebinde bulunan senatus’un taleplerini reddetmiş
Yunanistan’dan geri dönme hazırlığın başlamıştır.12 Plutarkhos onun Yunanistan’dan
dönmek için acele ettiğini şu sözlerle aktarır: “Fakat Roma'ya gitmek için acele
ediyordu, orada yapılan değişikliklerden korkarak birçok tehlikeye, birçok çatışmaya
ve büyük harcamalara katlanıp, savaşa hız verdi”
13 Sulla, Marius taraftarlarını tek tek
mağlup etmiş hiç direniş görmeden Roma’ya girmiş ve bundan sonra Sulla devletin
tek hakimi olmuş.14
Sulla kendisini M.Ö. 81 senesinde kendisini devleti iyi bir duruma getirebilmek
adına diktatör seçtirdi. Sulla kendisine karşı olanların isimlerin listesini oluşturup halkı
ödül karşılığında onları öldürmeye davet etti, onlara acımasızca şiddet uyguladı.15
M.Ö. 80 senesinde gelecekte devlet adamı olarak görev alacak olan Cicero üstlendiği
Sextus Roscius’un savunmasını üstlenmiş ve davasını kazanmış ama kazandığı bu
davada suçladığı kişi olan Chrysogonus isimli azatlı köle Sulla’nın gözdesi olduğu için
kimilerine göre 79 yılında Atina’ya kaçmıştır.16 Cicero’nun Sulla hakkında şunları söylemiştir: “Sulla konsül iken iç savaşa önderlik etmiştir; lejyonlarını Roma kentine
getirip istediklerini kentten kovmuş, öldürebildiklerini öldürmüştür. Ona 'supplicatio'
yapıldığı konusunda bir söylenti bile yoktur.”
17 Sulla’nın haksızlıkları hakkında
Plutarkhos da Sulla’yı Lysandros ile karşılaştırarak şunları söylemiştir:
“Haksızlıklarına gelince, birisi dostları için, birisi de dostlarına bile haksızlık etti.
Lysandros kötülüklerinin çoğunu dostları için yapmış, çoğu cinayeti onlara güç ve
tiranlık sağlamak için işlemiştir, bunu herkes bilir. Oysa Sulla, kıskançlık nedeniyle
Pompeius'u ordusundan etmiş, Dolabella'ya donanma komutanlığını verdikten sonra
bundan vazgeçmeye kalkmış, yaptığı birçok büyük işe karşılık cansulluk isteyen
Lucretius Ofella'yı gözünün önünde öldürtmüş, en yakın dostlarını ortadan
kaldırmasıyla herkese büyük bir korku vermiştir.”
18Onun bu acımasızlığına ve toplu
kıyımlarına ilk karşı çıkan kişi de C. Metellus olmuş, senatoda bu açıkça beyan
etmiştir.19
Döneminde korkulan biri olan Sulla, senatus’a güç kazandırdı ve halk tribunus’ların
gücünü kırarak bir çok değişiklikler yaptı.20 Sulla, senatus sınıf hakimiyetini emniyet
altına lamaya çalışmış ve M.Ö. 79 senesinde bu arzusunu temin ettiğine kanat
getirdiğinde diktatörlüğü bırakmış, siyasetten çekilmiş Puteoli’deki çiftliğine
çekişmiş. M.Ö. 78 senesinde de 60 yaşında Puteoli’deki çiftliğinde ölmüştür.
21
Dipnotlar:
- 1 Plutarkhos, Yaşamlar XXI, çev. Ayşe Önsay Sangöllü- Nilüfcr Bayar Gürsoy (Ankara: Cumhuruiyet, 1999), 64
- 2 Plutarkhos, Yaşamlar XII, 68
- 3 Plutarkhos, Yaşamlar XII, 69
- 4 Plutarkhos, Yaşamlar XII, 69
- 5 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, çev. Sabahat Atlan (Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2020), 143
- 6 Plutarkhos, Yaşamlar XII, 70
- 7 Dyakov, Vitali – Kovalev, Sergei, İlkçağ Tarihi – 2, çev. Özdemir İnce (İstanbul: Yordam Kitap, 2011), 96
- 8 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, 145
- 9 Kaya, M. A. "Anadolu’da Roma Eyaletleri; Sınırlar ve Roma Yönetimi". Tarih Araştırmaları Dergisi 24 (2005 ): 11-30
- 10 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, 150
- 11 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, 151
- 12 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, 151
- 13 Plutarkhos, Yaşamlar XII, 81
- 14 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, 152
- 15 Oğuz Tekin, Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş (İstanbul: İletişim Yayınları, 2016), 214
- 16 Cicero, Devlet Üzerine, çev. C. Cengiz Çevik (İstanbul: İthaki Yayınları, 2019), 30
- 17 F. Gül Özaktürk, “Cicero'nun Genç Pompeius ile Sulla Konusundaki Tutum ve Düşünceleri (İ.Ö. 89- 78 yılları arası)”, Ankara Üniversitesi il ve Tarih Coğrafya Fakültesi, 39 (1999): 299-307
- 18 Plutarkhos, Yaşamlar XII, 125
- 19 Özaktürk, “Cicero'nun Genç Pompeius ile Sulla Konusundaki Tutum ve Düşünceleri (İ.Ö. 89-78 yılları arası)”, 299-307
- 20 Oğuz Tekin, Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş, 214
- 21 Clemens Bosch, Ruma Tarihinin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri, 154

Yorumlar
Yorum Gönder