Şerif Mardin'in Hakikat Naziresi

 Şerif Mardin'in Hakikat Naziresi

Şerif Mardin hakikat olarak kabul edilen bir teorinin zamanla elde edilen yeni gözlem ve bilgilerle uyuşmadığında bu yeni bulguları da kapsayacak yeni bir teori oluşturulduğunu söyler.

“Bir modelin veya bir teorinin değişmesinin sebebi mevcut teoriye sığmayan, yeni gözlemlerin yapılmış olmasıdır.”

Buna örnek olarak Mardin Batlamyos kosmoğrafyası adıyla tarihe geçen dünyanın kainatın merkezi olduğu teorisinin 15. yüzyılda elde edilen gözlemlerle uyuşmadığını ve bunun için Kopernik’in bu teoriyi güncelleyerek güneş sistemin merkezi olduğu teoriyi öne sürdüğünü söyler. Devamındaysa Mardin Kopernik’in eski ve güncelliğini yitirmiş bir teoriden kendini sıyıramadığını da söyler. Gezegenlerin kusursuz bir şekil çizdiği teorisinin yeni gözlemlerle geçersiz olduğunu ortaya koyan gözlemlerden haberdar olmasına rağmen Kopernik gezegenlerin birer daire çizerek hareket ettiğini ilan etmiş. Mardin bu olaydan şöyle çok önemli bir çıkarsama yapar: “... bilim adamalarının bile belli bir görüş açısından ne kadar zor ayrıldıklarıdır” Mardin akıllara şu soruya getirir: Bilimsellik ideasını taşıyan bir teoriye/bilgiye ne kadar güvene biliriz?

Mardin yazının devamında geçeğin tahrif edildiği, saklandığı bir unsurun sosyal bilimlerde çok daha kolay yapılabileceğini, zira sosyal bilimlerde deney ve gözlemin olmadığını söyler. Yazının devamında Mardin, Marx’ın Doğuda, Batıda ki gibi bir sınıf mücadelesinin olmadığını bildiği halde bunu dillendirmemesinin sebebinin Marx’ın kendi teorisi olan ihtilal teorisinde bu bilginin gedik açacağı endişesinin olduğunu söyler.

Mardin en azından sosyal bilimlerde hakikatin nasıl süzgeçten geçirebileceğine, hakikatin nasıl ayıklana bileceğine dair şu şekilde tavsiye niteliğinde bir öneride bulunur: dikkatinizi çekmek isterim:

“bir siyasi ilimci olarak çalışmalarda, «hakiki»yi «sahte»den, ahlaklı bilgini kendini ve başkalarını aldatmaya çalışan bilginden ayırmağa yarayacak, kolaylıkla kullanabileceğiniz bir süzgeç, gözlemle belli olmuş hakikatleri hasıraltı etme temayülüdür. Nerede böyle bir temayül görürseniz, size takdim edilen teoriden şüphe edecek ve kendi aklınıza müracaat ederek bütün unsurları içine alan teoriyi kurmaya çalışacaksınız. Böylece kimseye muhtaç olmadan hakikati kendi sah. değerIendirme imkanına sahip olmuş olacaksınız”

Şerif Mardin'in yazısı için bakınız: https://dergipark.org.tr/tr/pub/ausbf/issue/3165/44020

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Orta Çağ’da Çeviri Hareketleri ve Bilgi Dolaşımı

Tarihi Belgelerde Volkanik Patlamalar

Sosyal Teori, Yöntem ve Nesnellik Üzerine Bir Değerlendirme